Home > Blog > Şehir Rehberi > Mardin Seyahat Rehberi

Mardin Seyahat Rehberi

Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur.Mardin ismi hakkında değişik rivayetler vardır. Kelimenin Farsça, Yunanca, Arapça ve Süryanice olduğu söylenmektedir. İl genelinde karasal iklim özellikleri görülmektedir. Kış ayları soğuk geçmektedir. Yaz aylarında güneyden gelen çöl iklimi etkisi altında olduğu için kurak geçer.Türkiye’deki en farklılaşmış nüfusa sahip illerinden biridir. İlde Kürtler,Hıristiyan Süryaniler, Sünni Araplar,Türkler, Yezidi-Kürtler ve Ermeniler yaşamaktadır. Zaman içinde Süryani ve Yezidi nüfusu göçler sebebiyle azalmıştır. Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Mardin ve Midyat bölgesinde az sayıda Süryani yaşamaktadır.

Tarih Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyet yerleşmiştir. Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biridir.M.Ö.4500′ den başlayarak klasik anlamda yerleşim, gören Mardin, Arami Süryani öz yeridir. Arami/Süryani Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitanniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı Dönemi’ne ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.

Coğrafya Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Mezopotamya havzasında bulunan Mardin, güneyinde Suriye, doğusunda Şırnak ve Siirt, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman, Batısı Şanlıurfa ile çevrilidir. Mardin dağlarının, Mazıdağı, Derik, Midyat, Savur ve Nusaybin yörelerine sokulan yüksek kesimlerinde, Meşe ağaçlarından oluşan topluluklara rastlanır. İklim olarak Akdeniz iklimi ile karasal iklimin ortak özelliklerine sahiptir. Yazları çok sıcak ve kurak, kışları ise yağışlı ve soğuktur.

Ne Yenir? Mardin’in çok özel yöresel yemekleri mevcuttur. Özellikle kıbbe, çiğ köfte, keşkek, zerde, cevizli sucuk, helva çeşitleri, cevizli tatlılar yenebilir.

Ne Alınır? Mardin’in meşhur telkari gümüş işlemesi alınabilir.

Zinciriye Medresesi

(İsa Bey Medresesi): Halk arasında Zinciriye Medresesi diye de anılan Sultan İsa Medresesi, Artuklu Sultanı olan Melik Necmettin İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından 1385 yılında yaptırılmış.

Şeyh Çabuk Camii

Peygamber Efendimizin postası sahabe Abdullah Bin Enes El Cüheyni’nin mezarının Mardin Şeyh Çabuk Camii’nde bulunduğu bildirilmekte. Kendileri Mardin’e geldiğinde vefat eder ve ismi ile anılan bu caminin içindeki türbeye defnedilir. Türbesini ve camiyi yaptıran kişinin adıyla, Şeyh Çabuk Camii olarak anılmaktadır.

Merkezde diğer görülecek yerler: Şehidiye Medresesi, Sitti Radviyye Medresesi (Hatuniye Medresesi), Mardin Sabancı Kent Müzesi, Revaklı Çarşı (Sipahiler Çarşısı-Tellallar Çarşısı), Hz. Ali’nin süt kardeşi olan sahabe Muhammed Zurrar Camii ve Türbesi, Melik Mahmud Camii, Mardin Müzesi, Kırklar Kilisesi (Mor Behnam ile kız kardeşi Saro Kilisesi), Surur Han Kervansarayı, Kayseriyye Bedesteni, Kasımiye Medresesi, Gazipaşa İlkokulu, Firdevs Köşkü, Emüniddin Külliyesi, Abdüllatif Camii (Latifiye Camii), Savurkapı Hamamı (Bab es-Sur)

Bakırcılar Çarşısı

Mardin’de eskiden mutfak eşyalarının tamamına yakını bakırdan üretildiği için bakırcılara özel çarşı da vardı. Şimdilerde bakıra eskisi kadar rağbet olmasa da meslek yaşatılmaya çalışılıyor. Kazancılar Çarşısı olarak da bilinen çarşı Merkez Ulu Camii’nin 100 metre doğusunda

Artuklu Kervansarayı

Mardin merkezde, Melik Mahmut Cami yanında bulunan kervansaray 1275 yılında yaptırılmış. Uzun yıllar yaptırılış amacına hizmet eden bina daha sonraları ise önce okul olarak, sonra bazı aileler tarafından konut olarak kullanılmış. En son ekmek fırınıyken otele dönüştürülmüş ve günümüzde, ilk yapılış amacına da uygun sayılabilecek şekilde, otel olarak hizmet vermekte.

Kasımiye Medresesi

Akkoyunlu Hükümdarı Cihangir oğlu Kasım Padişah Mardin’e atandığı zaman şehri onarmak için hummalı bir faaliyete başlar. Bu özverili çalışmasını taçlandıran ve günümüze kadar mükemmel yapısıyla ayakta durabilen bu çok amaçlı medreseyi yaptırmıştır(1469). Tuğlu tonozlu revaklar ve yanlara doğru derin tonozlarla genişletilmiş tromp kubbeli Cami, revaklı avluda büyük eyvanın selsebilli kanallarda ortadaki havuza bağlanmıştır. İki teras üzerine iki katlı medrese, cami ve türbe ile birlikte külliye şeklindedir.

Deyrul Zafaran Manastırı

İsa’dan sonra 5. yüzyılda inşa edilen Deyrulzafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yanında Süryani Kilisesi’nin önemli merkezlerinden biridir. 1932’ye kadar 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patriklerinin ikametgah yeriydi. Manastır, Mardin’in 4 kilometre doğusunda, şirin bir dağ yamacın da, Mardin Ovasına hakim bir noktadadır. Üç kattan oluşan Manastır 5. yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18. yüzyılda kavuşmuştur. Farklı zamanlarda yapılan eklentilere rağmen Manastır’ın adeta tek bir zamanda inşa edildiği havasını vermesi, bu eklenti binaları yapan mimarların ne kadar maharetli olduklarını gösteriyor.Manastır, Milattan önce Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılarca kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi.

Midyat Evleri

Midyat evlerinin mimari yapıları ,mekanların kullanış biçimleri sosyal yaşam tarzına özgü olarak yapılmıştır.Evlerde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal taştan farklıdır. Kalker taşı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu taşların en büyük özelliği çok kolay kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde işlenebilir özellikte olması zengin süslemelerin elde edilmesini sağlamıştır.Kolay işlenen ve ocaktan çıkartılan bir süre sonra sertleşen (iklim şartlarına dayanıklık kazanan) bu kireçli oluşum Midyat yapılarının her devrinde aynı rahatlıkla kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. Bu evlerde herhangi bir sıva malzemesi kullanılmaz. Belirli zaman dilimlerinde taşların temizlenmesi amacıyla, taş kırıntıları kum haline getirilerek ve bu kum ile duvarlar ovularak temizlenir. Duvarların örülme işleminde ise kireç ile karıştırılan bu kumdan harç elde edilir. Elde edilen bu harç ile duvar örülür. Midyat’ta ahşap malzemenin kullanılmamış olması ağacın yokluğundan değil, Midyatlıların taşçı geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklanmaktadır.Bu gelenek o kadar yerleşmiştir ki bugün bile beton yapılar yadırganmaktadır. Hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düşmemektedir.Güneş ışınlarının aksine düzenlenen daracık sokaklar iklim şartlarına göre yazın kavurucu sıcağında gölgede kalıp insanları sıcaktan korur. Bu evlerde kullanılan taşlar sıcak ve soğukta daha fazla sertleşir. Taşların özelliklerinden dolayı yazları serin kışları sıcak olur. Evler genellikle iki katlıdır. Alt kat genellikle günümüzde kullanılmamakla beraber; ahır, at barınağı, kiler vb. amaçlarla kullanılmıştır. Giriş kapısından alt katın avlusuna girilir. Alt kattan üst kata kesme taştan yapılan bir merdiven ile çıkılır. Mimari dehanın doruk noktasına ulaşan, bir oya gibi geometrik şekiller ve bitki desenleri ile işlenmiş ve bu şekilde adeta taşın dili meydana getirilmiştir

Mor Gabriel Manastırı

İlçenin 18 km. doğusunda bulunan Mor Gabriel Manastırı M.S.397 yılında inşa edilmiştir. M.S.640 yılında Hz.Ömer zamanında Arap-İslam ordusu Süryanilerle işbirliği yaparak Mezopotamya’ya girince, özellikle bu eserin korunması için Hz. Ömer’in emri ile ayrıcalık tanımıştır. Manastırda eskiden içinde zengin bir kütüphane bulunmaktaydı. Ayrıca içinde binlerce öğrencinin eğitim aldığı bir teoloji fakültesi bulunmaktadır.

Midyat

Mardin gibi bir müze kent olan Midyat, Mardin’den yaklaşık 1.5 saat uzaklıkta yer alır. Mardin’e benzer evlerin, taş konakların, kemerli geçitlerin, minare gibi yükselen çan kuleleriyle Süryani kiliselerinin bulunduğu Midyat, bir ortaçağ kentini andırmaktadır. Bölgeyi Süryanilerin yavaş yavaş terk etmesi ve göç almasıyla şehir merkezi 2 km ötedeki Estel’e kaymıştır. Telkari diye bilinen taş işçiliğinin en güzel örnekleri Midyat’taydı. Bir kaç telkari ustası Midyat çarşısında mesleklerini sürdürmekte direniyorlar. Mutlaka izlemelisiniz. Mardin’in bu çok önemli ilçesi gümüş işçiliğiyle de ünlüdür. El sanatları açısından önemli bir yöre olan ilçe turistik açıdan oldukça çekicidir. Midyat’ta Meşe, Bitim, Antepfıstığı gibi ürünler ve kendine has acur, kavun yetiştirilir. Dünyanın en kaliteli üzümlerinin yetiştiği kavşak noktasıdır.

Dara Harabeleri

Mardin’in güneydoğusunda 30 km. uzaklıkta Oğuz Köyü’ndedir. Burası eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kentidir. Dara Kent Kalıntıları, kayalar içinde oyulmuş çevresi 8-10 kilometreyi bulan geniş bir alana yayılmıştır. Buralarda mağara evler vardır. Kent kalıntıları içinde kilise, saray, çarşı ve depoları, zindan, tophane ve su bendi halen görülebilmektedir. Ayrıca köyün etrafında kayalara oyulmuş 6-7 kadar mağara eve rastlanır. Bunların tarihi Geç Roma (Erken Bizans) dönemine kadar gider.

Mardin Müzesi

Müze Binası,Cumhuriyet Meydanı’nın kuzeyinde bir gurup Süryani evinin arasında bulunmaktadır. 1895 yılında Antakya Patriği Behnam Bani tarafından Süryani Katolik Patrikhanesi olarak yaptırılan bina, restore edilerek 1995 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Girnevaz Höyük kazılarında elde edilen tablet, silindir mühür, seramik, figürin ve takılar, Kuzey Mezopotamya ve Güneydoğu Anadolu kültürlerinin Eski Tunç, Asur, Urartu, Grek, Pers, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait seramik, mühür, kandil, sikke ve cam şişe örnekleri Arkeoloji Salonu’nda sergilenmektedir.Etnografya Salonu’nda sergilenen eserler arasında özellikle Midyat İlçesi’nde köklü bir geçmişi olan gümüş işçiliğinden örnekler, yöresel giysiler, kılıçlar, kahve (mırra) takımları, hamam takımları, tespihler, bakır eşyalar yer almaktadır.

Mardin Kalesi

Mardin Kalesinin diğer bir ismi “Kartal Yuvası”dır.Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdaniler, Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler, Osmanlılar dönemlerini, kimi zaman zaferleri, kimi hayal kırıklıklarını yaşamış çok önemli bir kaledir. MS.330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral gelip Mardin kalesinde kalır. Rahatsız olan kral, kalede kaldığı süre içerisinde iyi olunca, kendisine bir kasır yaptırıp, 12 yıl burada yaşar. Daha sonra kendi memleketi Pers ve Babil’den birçok asker ve sivil getirip, onları Mardin’e yerleştirir. Getirilen halkın vasıtasıyla MS.442 yılına kadar birçok ilerlemeler görülür. M.S.442’da veba salgınından dolayı kaledekilerden sağ kalan olmamıştır. MS.542’e kadar Mardin Kalesi boş kalmıştır. M.S.975-976’da Hamdaniler’den Hamdan Bin El Hasan Nasır El Devle Bin Abdullah Bin Ham binlerce yıldır hakim bir konumda bulunan bu doğal kaleyi bir takım eklemelerle, daha korunaklı bir hale getirmiştir. Kalenin ovadan yüksekliği bin metre kadardır. Kalenin bir kısmı sarp kayaların üzerine oturmuştur. Meyilin fazla olduğu insanın çıkıp inmesi ihtimali bulunan yerlerinde, bundan istifade edilerek sur inşa edilmiştir. Kalenin güney kesiminde bir kule hala ayaktadır. Kalede daha önceleri mesken olarak kullanılmaya yarayan kalıntılar gözlenmektedir. Evliya Çelebi her zamanki anlatım özelliğiyle kale ambarlarının çok miktarda erzak, cephane ile dolu olduğunu yazmıştır. 19.yüzyılın ilk yarısında mevcut olan surların, bugün bazı yerlerde yalnız temellerine rastlanmaktadır. Birçok kez kuşatılan kale, Timur’u bile çileden çıkaran direnişini, bünyesinde barındırdığı su sarnıçları ve ambarlarındaki bolluk ile sağlamıştır. Dimdik ayakta iken şehrin altı kapısı mevcuttu. Bunlar; İlin batısında Diyarbakır Kapı, Doğuda Savur Kapısı, Kuzeyde Bab-ı Şavt, Kuzeybatıda Bab-ı Hamara, Güneybatıda, Bab-ı Zeytun, Güneyde Bab-ı Cedid (Yeni kapı) dir. Bu kapıların sağlamlığı kalenin uzun yıllar zapt edilemeyişine önemli bir etkendir. Kartal Kalesinin şöhreti o kadar yaygındır ki, pek çok şaire ilham kaynağı olmuştur.Geceleri güney yönünden muhteşem Kartal Kalesine bakan biri, dağın eteklerinde parıldayan binlerce ışığı göğün yıldızları sanır.

Coğrafya Konum: Mardin ili Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü’nde yer alır. Suriye ile sınır komşusudur. Güneyinde Suriye, batısında Şanlıurfa ili, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman illeri, kuzeydoğusunda Siirt ili ve doğusunda Şırnak ili bulunur.

İklim  İl genelinde karasal iklim özellikleri görülmektedir. Kış ayları soğuk geçmektedir. Yaz aylarında güneyden gelen çöl iklimi etkisi altında olduğu için kurak geçer.İlde ölçülen en yüksek sıcaklık 42,5 (31 Temmuz 2000) ilde ayrıca Türkiye sıcaklık rekoru kırılmıştır(48,8 Mardin,Kızıltepe) ilde ölçülen en düşük sıcaklık -14,0 (22 şubat 1985) ayrıca bölge ilkbahar yaz gibi çöllerden gelen toz taşınımı etkisi altına girer. Derik, Nusaybin ve Savur ilçelerinde Akdeniz iklimi özellikleri de görülür. Ortalama en yüksek sıcaklık 35.3° derece ile Temmuz ayında, ortalama en düşük sıcaklık 0.7° derece ile Ocak ayında görülür.

Ekonomi Geleneksel ekonomi yapısı tarım, çiftçilik, hayvancılık ve ticarete dayalıdır. 2001 yılına göre ildeki iktisadi faaliyetlerin %66,8’i tarım, çiftçilik ve hayvancılık alanlarında gerçekleşmiştir. Suriye sınırındaki organik tarıma elverişli topraklar mayınlı olması nedeniyle Mardin ekonomisine katkı sağlamamaktadır. Tarımdan sonraki en önemli sektörü devlet hizmetleri oluşturmaktadır. 2001 yılına göre ilde kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla 983 Dolardır.

İlde “Mardin Serbest Bölgesi” ve “Mardin Organize Sanayi Bölgesi” adlarında üretim ve sanayi bölgeleri bulunmaktadır. Bölgenin en önemli projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi’nin tamamlanamaması nedeniyle tarım ürünlerine dayalı sanayi gelişmemiştir. Sanayinin toplam gelir içindeki payı %5,5’tir.

İlde kültür turizmi, inanç turizmi imkânları olmasına karşın Mardin ekonomisinde önemli bir yere sahip değildir.

Nüfus 1960’lı yıllarda şehre göç başlamış ve kır nüfusu oran olarak azalmaya başlamıştır. 1990 yılında dört ilçenin komşu illere bağlanmasıyla nüfus %14,4 oranında azalmıştır. 2000 nüfus sayımında ilk defa kır nüfusu, kent nüfusunun gerisinde kalmıştır. Bunda en önemli etkenler ekonomik kaygılar ve 90’lı yıllarda başlayan terör faaliyetleridir. Güvenlik kaygıları nedeniyle hem ildeki kırsal kesimlerden, hem de diğer illerden Mardin şehrine göç hereketleri başlamıştır. Yıllar     1965     1970     1975     1980     1985     1990     2000     2007     2008     2009 Mardin genel il nüfusu     397.880     453.092     519.687     564.967     652.069     557.727     705.098     745.778     750.697     737.852 Şehir nüfusu     90.093     119.852     155.876     192.004     244.000     249.032     391.249     428.611     422.537     422.284 Kır nüfusu     307.787     333.240     363.811     372.963     408.069     308.695     313.849     317.167     328.160     315.568

Şehir nüfusu oranı %57, kırsal nüfus oranı %43’tür. Nüfusu en yüksek ilçeler sırasıyla Kızıltepe, Merkez, Nusaybin ve Midyat’tır. Genç bir nüfus yapısına sahiptir. 2000 yılına göre 15 yaşın altındaki nüfusun oranı %44,8’dir.

Türkiye’deki en farklılaşmış nüfusa sahip illerinden biridir. İlde Kürtler,Hıristiyan Süryaniler, Sünni Araplar,Türkler, Yezidi-Kürtler ve Ermeniler yaşamaktadır.[5] Zaman içinde Süryani ve Yezidi nüfusu göçler sebebiyle azalmıştır. Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Mardin ve Midyat bölgesinde az sayıda Süryani yaşamaktadır. Bölgede birçok Süryani Manastırı ve Kilisesi vardır: Deyrulzafarân Manastırı, Mor Gabriel, Mor Yakub ve Meryem ana Kilisesi.

Yönetim Yerel yönetim: 1990 yılında Cizre, Silopi ve İdil ilçeleri Mardin’den ayrılarak yeni il olan Şırnak’a, Gercüş ilçesi ise Batman iline bağlanmıştır. Bu değişiklikler sonucu ilin yüzölçümü %30 daralmış ve Şırnak’a bağlanan ilçeler nedeniyle Mardin’in Irak ile sınırı kalmamıştır.

Mardin’deki ilçe sayısı 10, belediye sayısı 31, köy sayısı 579’dur. Mardin (merkez) Dargeçit Derik Kızıltepe Mazıdağı Midyat Nusaybin Ömerli Savur Yeşilli

Altyapı Ulaşım: Kızıltepe ve Nusaybin ilçelerinden geçen doğu-batı yönündeki D-400 karayolu, ildeki en önemli karayoludur. Şanlıurfa ve Şırnak illerinden bu yolla ulaşılabilir. Şehir merkezine 20 km uzaklıktaki Mardin Havaalanı’na Türkiye içi tarifeli uçak seferleri düzenlenmektedir.

Sağlık Mardin ilinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı 11 hastane bulunmaktadır. Mardin şehir merkezinde Mardin Devlet Hastanesi, Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ve Mardin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bulunmaktadır. Derik ilçesinde Derik Devlet Hastanesi, Dargeçit ilçesinde Dargeçit Devlet Hastanesi, Kızıltepe ilçesinde Kızıltepe Devlet Hastanesi, Mazıdağı ilçesinde Mazıdağı İlçe Hastanesi, Midyat ilçesinde Midyat Devlet Hastanesi, Nusaybin ilçesinde Nusaybin Devlet Hastanesi, Ömerli ilçesinde Ömerli İlçe Entegre Hastanesi, Savur ilçesinde Savur İlçe Entegre Hastanesi sağlık hizmeti sağlamaktadır.[8] Özel kurum olarak Mardin şehir merkezinde 1 hastane hizmet vermektedir.

Eğitim Diyarbakır yolu üzerinde, Mardin şehir merkezinde yer alan Mardin Artuklu Üniversitesi 2007 yılında kurulmuş ve 2007-2008 döneminde eğitim öğretime başlamıştır.

Kültür ve sanat Etkinlikler: Mardin Film Festivali

Müzeler     Mardin Müzesi Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Manastırlar ve kiliseler:     Mor Behnam Kilisesi (Kırklar), Mardin şehrindedir. Meryemana Kilisesi, Mardin şehrindedir. Mor Yusuf Kilisesi (Surp Hovsep), Mardin şehrindedir. Mor Efrem Manastırı , Mardin kent merkezindedir. Mor Petrus – Mor Paulus Kilisesi , Mardin kent merkezindedir. Mort Şmuni Kilisesi , Mardin kent merkezindedir. Surp Kevork Kilisesi , Mardin kent merkezindedir. Mor Hürmüzd Keldani Kilisesi , Mardin kent merkezindedir. Mor Mihael Manastırı , Mardin kent merkezinin güneybatısındadır.

Deyrulzafarân Manastırı, şehir merkezine 5 km. mesafededir. Milattan önceki dönemlere ait bölümleri olmakla birlikte, dördüncü yüzyılın sonlarında yapıldı. Geçmişte farklı isimlerle, 15. yy’dan günümüze ise Zafaran olarak bilinen manastır 1293-1932 yılları arasında Süryani Patriklik merkezlerinden biriydi.

Deyrulumur Manastırı, Midyat ilçesi, Yayvantepe köyü yakınlarındadır. 397 yılında yapılan manastır, tarih boyunca dört farklı isimle anıldı. 615 yılından 1049 yılına kadar Turabidin Metropolitlik merkezi olan manastır, bu sıfatını 1915 yılına kadar korudu.

Mor Yakup Manastırı, Nusaybin ilçesi merkezindedir. Meryemana Manastırı, Midyat, Mardin ilçesinin Anıtlı köyündedir. Mor Dımet Manastırı, Savur ilçesinin Dereiçi köyündedir.

Camii ve medreseler:     Latifiye Camii Melik Mahmut ( Savurkapı ) Camii Eminüddin Medresesi Harzem Medresesi Hatuniye Medresesi Sultan İsa Medresesi (Zinciriye Medresesi) Sultan Kasım Medresesi ve Kümbeti Şehidiye Medresesi Ulu Camii Zairi Camii Zeynel Abidin Cami Koçhisar Camii (Kızıltepe Ulu Camii)

El sanatları  Telkârî Taş İşlemeciliği Bakırcılık Ahşap Oymacılığı Semercilik Bitkisel Sabunculuk Ev Şarapçılığı

Spor     21 Kasım Stadı Mardinspor

Mardin’in İlçeleri

KIZILTEPE: Eski adı Koçhisar veya Dunaysır olan ilçemizin denizden yüksekliği 500 metre, yüzölçümü ise 1403 km2’dir. Mardin’in Şanlıurfa yolu’nun 27.cif kilometresi’nin üzerinde bulunmaktadır. Mardin’in güneye doğru uzanan ovanın batı kısmındadır. Ortaçağda ve özellikle Artuklular döneminde, Diyarbakır-Musul yolu üzerindeki en önemli bir ticaret merkezi idi. Artukoğullarından kalma, Ulu Camii şehrin en değerli bir tarihi eseridir. İçenin, zaman içerisinde yerleşmeye müsait bir araziye sahip olması nedeniyle, iç göce sahne olmuş ve her gecen gün hızla artmıştır. ilçede yoğu bir şekilde tahıl üretilmekte, bostan yetiştirilmekte ve küçük ve büyük bas hayvancılık yapılmaktadır. İlçeye bağlı 198 koy vardır.

DARGEÇİT: Mardin’in 96 km kuzey doğusunda, 40 koyu olan bir ilçesidir. Eski adı Kerburan olan ilçede, genel olarak tahıl üretilmekte, hayvancılık yapılmaktadır. Yüzölçümü 1383 km2’dir.

DERİK: Mazıdağı kütlesi’nin güney eteklerinde denizden yüksekliği 780 metre yüzölçümü ise 1367 km2’dir. İklimi’nin müsait olması nedeniyle Zeytin üretimine önem verilmiş ve bu konuda büyük bir gelir kaynağı sağlamıştır. ilçede birçok Zeytin imalathanesi ile sabun imalathaneleri mevcuttur. 58 koyu vardır. Bu köylerin çoğu Zeytin üretmektedir.

MAZIDAĞI: Eskiden buraya BASİUS MONO veya İZALA’da denirdi. Mardin eşiği’nin doğu kesiminde olup, denizden yüksekliği 1250 metredir. Yüzölçümü ise 869 km2’dir. İlçe’nin eski adı SAMRAH’tır. Bu yörede asırlar önce SEMRA adında bir kaleden bahsedilir. Bu kale civarındaki kale köyünde Bizansların gümüş bulup islettiklerinden dolayı burasını güvence altına almak için kaleyi yaptırdıkları bilinmektedir. Mazıdağ’da sulu ziraat ile hayvancılık yapılmaktadır. İlçeye bağlı 50 koy vardır.

MİDYAT: Tur-Abdın olarak nitelendirilen yöre’nin samaniler tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Midyat’ta Bizanslılar döneminde kurulmuş bazı kilise kalıntılarına rastlanmaktadır. Mardin, Midyat-Cizre yolunun 80.cif km.sinde kurulmuştur. Denizden yüksekliği 950 metre, yüzölçümü ise 1577 km2’dir. Gercusten gecen bir yolla Siirt’e bağlıdır. ilçede tarım, hayvancılık, bağcılığın yanı sıra kuyumculukta, gümüş telkari isi, ipek böcekçiliği, ipek dokuma, bez dokuma gibi el sanatları yapılmaktadır.

NUSAYBİN: Tarihte adı Nisibis olarak gedmektedir. Türkiye-Suriye hududu’nun tam üzerinde Suriye’nin Kamışlı kasabasına bitişiktir. Tabak gibi dümdüz ve ekime elverişli arazisi olan ilçede tahıl üretilmekte, küçük bas hayvan yetiştirilmekte ve son yıllarda pırın, pamuk üretimine ağırlık verildiği belirtilmektedir. Nusaybin Romalılar döneminden kalma bir Mar Yakup Kilisesi’ne Süryani azizlerden Mar Yakup’un mezarı bulunmaktadır. Denizden yüksekliği 1500 metre, yüzölçümü ise 1177 km2’dir. İlçeye bağlı 67 koy vardır.

ÖMERLİ: Mardin-Midyat yolu’nun 38.km2’sinde denizden 1100 metre yüksek, yüzölçümü ise 433 km2’dir. Ömerli’de tarım, hayvancılık, tiftik keçisi ve bağcılık yapılmaktadır. İlçenin sınırları içerisinde Fatih Kalesi olarak anılan bir kale ile bir kaç Kilise kalıntısına rastlanmaktadır.

SAVUR: Yüzölçümü 1049 km2 olan ilçe’nin tarihi, Mardin kadar eskidir. Her Mardin’e yapılan saldırıda, Savur’da etkilenmiş tahribe edilmiş ve ahalisi asırlarca çileli bir yasam sürmüştür. Savur’un en gözde eseri Savur kalesidir. Bu kale Mardin-Savur-Midyat ve Hasankeyf ile Cizre Kervan ve Fetih yolları üzerinde çok eski ve stratejik acıdan güçlü bir kaledir. Mardin’e düzgün bir yolla bağlı olan Savur’un yeşilliği, bağları ve bahçeleri bol suları ile unludur.

YEŞİLLİ: Mardin’e 14 km mesafede merkeze bağlı bir koy iken, halkı2nın çok çalışkan olusu ve köylerine olan bağlılıkları koyu ilçeye çevirmiştir. İlçeye bağlı 12 koy bulunmaktadır.

Şunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir